Türkiye'de şirketlerin finansman kaynaklarının en önemlisi banka kredileri. Bu nedenle bankaların kredi açma davranışını etkileyen etmenlerin neler olduğunu bilmek önem kazanıyor. Bu konuda bir fikir edinebilmek için Türkiye'de bankaların 2001 krizi sonrası kredi piyasasındaki davranışlarına bakacak olursak:
1) Türkiye'de kredi arzını artırmanın, kredi faizini yükseltmekten geçmez. Türkiye'deki bankaların kredi faizlerinde aşırı yükselme olduğunda (örneğin kamu menkul kıymetlerinin faizlerine oranla), bundan kredi piyasasında riski yüksek müşterilerin arttığı sonucunu çıkardıkları görülüyor. Bu durumda bankaların faiz-getirili aktifleri içinde kredilerin payı azalıyor. Yaygın söyleme ters düşen bu sonuç, banka sistemimizin sağlığı açısından olumlu ve önemli.
Ancak bir noktaya daha dikkat etmek gerek: Bu sonuç, aynı zamanda, "Kredi piyasasını kendi başına bırakalım, kredi faizleri uygun bir biçimde yükselir. Bunun sonucunda kredi talep edenler, biraz daha yüksek faiz ödeyerek istedikleri kredileri bulurlar" biçiminde bir yaklaşımın da pek geçerli olmadığı anlamına geliyor. Kredi faizleri yükselince, kredi arzının düşmesi olasılığı yabana atılmayacak kadar yüksek.
2) Bu bağlamda ele almak istediğim ikinci etmen ise bankaların yurtdışından temin ettikleri mali kaynaklar. Bu olanaklardaki artış (azalışın), bankaların kredi arzını artırıyor (azaltıyor). Önümüzdeki dönemde bankaların, son yıllarda elde ettiklerine oranla, yurtdışından daha az kaynak temin edebileceklerini kabul etmek, yanıltıcı olmaz. Bu nedenle de iç kredi arzını olumsuz etkileyebilecek bir gelişme söz konusu.
3) Doğal olarak bankalar kredi piyasasının genel durumundan etkilenirler. Bu piyasadaki gelişmeleri olumlu (olumsuz) görüyorlarsa kredi arzlarını artırırlar (azaltırlar). Bu açıdan en önemli gösterge sorunlu kredi oranında sıçrama olması. Burada kredi arzı açısından temel sorun, sanılanın tersine, bankanın likiditesi ile ilgili değildir. Banka böyle bir durumla karşılaşınca, tüm kredi müşterilerinin durumundan kuşku duymaya başlar. "Krizden önce müşterinin durumu iyi idi, krizden sonra nasıl, bilemiyorum" biçiminde özetlenebilecek bu durumun iktisatta teknik karşılığı bankanın bilgi sermayesini (information capital) kaybetmesidir. Bu durumda, banka aşırı ihtiyatlı bir tutum benimseyerek, kredilerini kısma yoluna gidebilecektir. Şu ana kadar Türkiye'de, sorunlu kredilerde, bankaları böyle bir tutum almaya yöneltecek bir sıçrama olmadı. Bu iyi bir nokta. Ama şu ana kadar sorunlu kredi oranının sıçramamış olması bundan sonra sıçramayacağı anlamına gelmiyor.
4) Bir önemli sonuç da bankaların sermayeleri ile ilgili. Sermaye gücü yüksek bankaların, kredi piyasasında daha aktif olması beklenir. Veriler Türkiye'deki bankaların davranışlarının bu genel kurala uyduğunu gösteriyor. Bu noktayı biraz açmak istiyorum. Bu sonucun bankaların sermaye yeterliliği ile ilgisi yok. Buradaki sonucu şöyle açmak olanaklı: Bir banka, sermaye yeterlilik oranını rahatça karşıladığı bir sermaye düzeyinde bile, sermayesini artırma kararı alırsa bu, onun, kredilerini artırmasına yol açar. ABD'de ve Avrupa'da bankaların sermayelerini artırma kararının gerekçesi de bu idi. Türkiye'de tartışma daha çok banka sisteminin sermaye yeterlilik oranı ile ilgili. Bu oranın sağlanması, konumuz açısından fazla anlam taşımıyor. Bu oranı sağladığı halde bir banka, daha fazla kredi açma gücünü kendisinde bulamayabilir. Dolayısıyla bu açıdan önemli olan bankaların hangi sermaye donanım düzeyinde kendilerini güvende hissettikleridir. Tabii bunun nasıl ölçülmesi gerektiğine de ayrıca dikkat etmek gerek. Kişisel kanım, serbest özkaynak oranı benzeri bir göstergenin bankaların bu tür kaygılarını yansıtmada görece daha başarılı olacağı biçiminde.
Devam edeceğim.
Dış mali kaynak kredi arzını doğrudan etkiliyor
Türkiye'de kredi arzını artırmak, kredi faizini yükseltmekten geçmiyor.
Yurtdışından sağlanan kaynak, kredi arzını doğrudan etkiliyor.
Dış kaynak temini artarsa kredi arzı da artıyor. Aksi halde azalıyor.
Krizde müşteriye duyulan şüphe arttığı için kredi kısma yoluna gidiliyor.
Sermaye yeterlilik oranı sağlansa da bir banka daha fazla kredi açamayabilir.
Türkiye'de kredi arzını yükseltmenin yolu kredi faizini yükseltmekten geçmiyor. Yurtdışı kaynakların azalacak olması da iç kredi arzını olumsuz etkilelemekte.
Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için krediye mi ihtiyacınız var?
Konut Kredisi, Taşıt Kredisi, İhtiyaç Kredisi, Evlilik Kredisi, Eğitim Kredisi, Estetik Kredisi, Arsa Kredisi, Konut Geliştirme Kredisi, Tatil Kredisi ya da Tekne Kredisi almanın vakti geldi diyorsanız...
Tüm ihtiyaçlarınız için : www.bankredi.com
güç sizde artık!
Windows Live Mail'i ilk deneyenlerden olun. Windows Live Mail.