İngiltere'nin ekim ayında duyurduğu 55 milyar sterlinlik banka kurtarma planı kredi dağıtımını artırıp ekonomiyi canlandırmaya yetmeyince dün ikinci bir paket geldi. Buna göre devlete hisse satan bankalar zararlı varlıklarını bir anlamda sigortalamış olacak. ABD'nin de İngiltere'ye katılması bekleniyor.
Ekim ayında oluşturduğu 55 milyar sterlinlik banka kurtarma paketi sonrasında ekonomisinde yeterli iyileşmeyi göremeyen ve elindeki nakiti kaybetmek istemeyen bankaların daha fazla tüketici kredisi vermesini sağlayamayan İngiltere dün 3 ay içindeki ikinci kurtarma planını açıkladı. Devletin zararlı varlıklarını sigorta altına alma karşılığında bu bankalardan yeni hisse alımlarına gitmesi temeline oturtulan yeni paketin büyüklüğünün ise 100 milyar sterlin (149 milyar dolar) civarında olması bekleniyor. Devletin hisse alımına gitmesi beklenen bankalar arasında ekim ayında kamulaştırılan Royal Bank of Scotland (RBS), Ortadoğulu servet fonlarına yüklü hisse satışı yaparak kamulaştırmadan kurtulan Barclays ve HSBC bankaları var. Son bir haftadır ise Lloyds bankasının yüzde 43,4'ünün kamulaştırılacağı yönünde söylentiler var. Küreselleşmenin beşiği ABD'nin bankacılık sektöründe ise kamulaştırma tartışmaları alevlenmeye başladı.
İngiltere'nin yeni paketinin ise ABD bankacılık sektöründe de ikinci bir kurtarma dalgasını iyice tetiklemesi bekleniyor. Ekim ayında İngiltere bankacılık kurtarma paketini açıkladıktan kısa bir süre sonra ABD harekete geçmiş ve zararlı varlıkları satın almaya yönelik 700 milyar dolarlık TARP fonunun 250 milyar dolarlık bölümünü doğrudan bankalara yatırım yapmak amacıyla kullanmıştı. Bugünse ABD'de yeni Başkan Barack Obama görevi devralıyor. Dolayısıyla kriz konusunda ciddi adımlar atması beklenen Obama hükümetinin İngiltere'nin bu adımından hemen sonra ekim ayında olduğu gibi bankacılık sektörüne ilişkin yeni bir kurtarma girişimine kısa süre içinde girişeceği tahmin ediliyor.
RBS, Barclays ve HSBC hedefteki isimler
İngiltere'nin dün erken saatlerde "borçlanmaları canlandırabilmek ve mali sistemin istikrarını artırmak" amacıyla açıkladığı yeni paket çerçevesinde bankaların riskli varlıkları için garanti programı oluşturulacak. Yani devlet bu riskli varlıkları sigorta altına almış olacak. Bu sayede de bankalar ellerindeki zararlı varlıkları sorun edip kredi verme konusunda sıkıntı yaşamayacak, normal kredi işlemlerine geri dönme konusunda teşvik edilecek. İngiltere'de bankacılık krizinin mihenk taşı olan ve devletin ekim ayında yüzde 58'lik hissesine sahip olarak kamulaştırdığı RBS'deki devlet payı da yüzde 70'e kadar çıkarılacak. Ayrıca devletin RBS'teki 5 milyar İngiliz sterlinlini tutarında imtiyazlı hissesi adi hisse senedine çevrilecek. Daily Telegraph'ın haberine göre devlet Barclays ve HSBC bankalarından da zarardaki kredilerine ve kayıplarına karşı sigorta niteliğinde hisse alımına gidebilir. RBS dışında Lloyds bankasında da devletin hisselerini artırması ihtimali konuşuluyor.
Merkeze 50 milyar sterlinlik alım yetkisi
Plan ayrıca "sıfır faiz" dönemine girilmesiyle birlikte son olarak yüzde 2'ye düşürdüğü faiz oranlarında daha fazla indirime gitme alanı kalmayan İngiltere Merkez Bankası (BoE) Para Politikası Kurulu'na da enflasyon hedefine ulaşmaya yardım etmek için varlık satın alabilme yetkisi tanıyor. Plana göre devlet BoE'nin yeni hazine tahvili ihraçları yoluyla finanse edilecek 50 milyar sterlin büyüklüğünde bir satın alma programı oluşturmasına izin verecek. 2 Şubat itibariyle BoE aralarında şirket tahvili, ticari tahvil ve sendikasyon kredilerinin de bulunduğu bir çok varlığı bankalardan satın almaya başlayabilecek. Öte yandan İngiltere'de krizin ilk patlak verdiği ve 2008'de iflas etmek üzereyken kamulaştırılan Northern Rock bankası da yeni plan çerçevesinde devletten aldığı kredileri daha uzun vadede ödeyebilecek, böylece de banka daha fazla mortgage kredisi vermeye başlayabilecek. Bu da ekonominin önemli bir ayağı olan emlak sektörünün canlanmasında etkili olabilecek. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, bankaları yapılan yardımlara rağmen kredi vermek konusunda yavaş kaldıkları için eleştirmişti. Nitekim bankalara devlet tarafından aktarılan milyarlarca sterlinlik yardıma rağmen geçen kasım ayında İngiltere'de bankalar ve mortgage kuruluşları 1999'dan bu yanaki en düşük mortgage kredisi borçlanmasını gerçekleştirdi. BoE'nin verilerine göre kasım ayına kadar olan bir yıllık dönemde şirketlere verilen ticari kredilerde yüzde 6,2'lik bir gerileme yaşandı.
Körfez sermayesinden korkan
ABD'de tek şans kamulaştırma
ABD hükümetinin son olarak Bank of America'yı milyarlarca dolar vererek kurtarması kapitalizmin doğup büyüdüğü topraklar olan ABD'de akla gelmeyecek bir fikrin tartışılmasını da beraberinde getirdi; ABD'de büyük bankaların devletleştirilmesi. ABD'de 1990'larda İsveç'in tüm bankacılık sistemini devletleştirmesi gibi bir deneyim yaşanması beklenmezken, tartışmalar bankacılık sektörünün yoğun bir denetim altına girmesi yönünde büyüyor. Reuters haber ajansına göre ABD'de bankacılık sisteminin sermaye ihtiyacı 700 milyar ile 2 trilyon dolar arasında değişiyor. Üstelik kriz ekonominin tümüne yayıldığı için bu bankaları kurtaracak tek şans olarak da kamulaştırma görülüyor. Bir diğer şans ise krizi fırsata çevirip batılı bankalarda yaptıkları hisse alımları ile tartışma konusu olan Ortadoğulu devletlere ait servet yatırım fonları. Ancak 2001'deki İkiz Kule saldırılarının finansörü olarak suçladıkları Körfez sermayesi konusundaki endişe ve önyargılar nedeniyle de ABD bankalarında bu fonlara çoğunluk hisse verilmeyeceği gün gibi ortada. Bu nedenle de devletleştirme seçeneğinin Obama hükümeti ile daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.
RBS SORUMSUZCA RİSK ALDI
İngiltere'de finans sektöründeki krizin boyutu Royal Bank of Scotland'ın (RBS) 2008 kaybının 28 milyar sterlin (41.3 milyar dolara) ulaşabileceği haberleriyle daha da netleşti. İngiltere Başbakanı Gordon Brown yaptığı açıklamada, RBS'nin ABD'deki mortgage hisse senetleri ve Hollanda sermayeli ABN Amro'nun pahalıya satın alınmasıyla, "sorumsuzca bir risk" üstlendiğini söyledi
RBS'den kurtarma paketine yönelik dün yapılan açıklamada, bankanın geçen yıl ABN Amro'yu satın almak için 20 milyar sterlin harcadığı ve 8 milyar sterlini bulan diğer kayıpları ile toplam kayıplarının 28 milyar sterlini bulabileceği ifade edildi. İngiltere'de en son 2006 yılında Vodafone 15 milyar sterlin kayıp açıklamıştı.
Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için krediye mi ihtiyacınız var?
Konut Kredisi, Taşıt Kredisi, İhtiyaç Kredisi, Evlilik Kredisi, Eğitim Kredisi, Estetik Kredisi, Arsa Kredisi, Konut Geliştirme Kredisi, Tatil Kredisi ya da Tekne Kredisi almanın vakti geldi diyorsanız...
Tüm ihtiyaçlarınız için : www.bankredi.com
güç sizde artık!
Live.com'u deneyin - hızlı ve kişiselleştirilmiş giriş sayfanızla istediğiniz her şey tek bir yerde. tek bir yerde.