Dünyada resesyon kaygısı, gelişmekte olan ülkerlerde risk derecesinin yükselmesi ile büyüyerek devam ediyor.G-20 zirvesinde IMF ile anlaşma sinyalinin verilmesi piyasalarda nisbeten olumlu karşılandı. Japonya 2001'den sonra ilk kez resesyona girdi.Ülkeler bazında son ekonomik gelişmeleri özetleyecek olursak:
JAPONYA:
Japonya ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 0,1 daralarak durgunluğa (resesyona) girdi. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, dünyanın ikinci büyük ekonomisinin Temmuz-Eylül döneminde yüzde 0,1 daralarak 2001 yılından bu yana ilk kez "teknik durgunluğa" girdiği belirtildi. Japonya ekonomisinin ikinci çeyrekteki daralması da yüzde 0,9 olarak revize edildi. Gayrisafi yurtiçi hasılanın temmuz-eylül döneminde yıllık yüzde 0,4 düştüğü kaydedilen açıklamada, nisan-haziran döneminde gayrisafi yurtiçi hasıladaki gerilemenin yıllık bazda yüzde 3,7 olarak revize edildiği, gayrisafi yurtiçi hasılanın ilk çeyrekte yüzde 4 büyüdüğü ifade edildi.Ekonomistler, Japonya ekonomisinin yıllık bazda yüzde 0,1 büyüyeceğini tahmin ediyorlardı. Teknik durgunluk, bir ekonominin iki çeyrek arka arkaya negatif büyümesi olarak tanımlanıyor.Japonya ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 0,1 daralması, küresel finansal krizin avro bölgesinin ardından dünyanın diğer büyük bir ekonomisini daha durgunluğa soktuğunu gösteriyor.Ekonomi Bakanı Kaoru Yosano, yaptığı açıklamada, "küresel büyüme yavaşladığı için ekonomideki aşağı yönlü eğilim devam edecek" dedi. Yosano, "ABD ve Avrupa'da finansal krizin derinleşmesi, ekonomik yavaşlamanın artacağı kaygıları, borsalar ve döviz piyasalarında büyük dalgalanmalar yüzünden ekonomik koşulların daha fazla kötüleşebileceğini aklımızda tutmalıyız" diye konuştu.Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Kiyohiko Nishimura da, piyasadaki sıkıntının sona ermediğini ifade etti.Japonya Merkez Bankası, geçen ay gösterge faiz oranını yüzde 0,50'den yüzde 0,30'a çekmişti.Geçen hafta cuma günü, AB'de ortak para kullanan 15 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesi'nin, ikinci çeyrekteki binde 2 küçülmenin ardından üçüncü çeyrekte de binde 2 daralarak 15 yıl aradan sonra durgunluğa girdiği açıklanmıştı.
AVRO BÖLGESİ :
Avro kullanan 15 Avrupa ülkesinin oluşturduğu Avro Bölgesi, üçüncü çeyrekte yüzde 0.2 daralarak 10 yıllık tarihinde ilk kez durgunluğa girdi. Avro Bölgesi'nin üçüncü büyük ekonomisine sahip olan İtalya'nın üçüncü çeyrek verileri, beklenenden daha büyük ve son 10 yılın en sert düşüşüyle yüzde 0.5 daraldığını gösterdi.
İtalya, 2005 yılından bu yana ilk kez resesyon yaşıyor. Ekonomistler, gelecek üç çeyrekte de İtalyan ekonomisinde daralma bekliyor.
Fransa ikinci çeyrekte yüzde 0.3 daralmıştı. İkinci çeyrekte yüzde 0.1 büyüyen İspanya, üçüncü çeyrekte yüzde 0.2 küçüldü.
Hollanda ekonomisinde ikinci ve üçüncü çeyrekte büyüme sıfır oldu. Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya üçüncü çeyrekte yüzde 0.5 daralınca beş yıl sonra yeniden durgunluğa girdi.
İNGİLİZ EKONOMİSİ:
İngiltere'de Sanayiciler Konfederasyonu (CBI) tarafından açıklanan tahminler, ekonomide yaşanan durgunluğun düşünülenden daha zor ve uzun olacağını ortaya koydu.Yapılan tahminler İngiliz ekonomisinin 2009 yılında yüzde 1,7 oranında küçüleceğine işaret ederken, 2010 yılında da işsizlerin sayısının 3 milyona varacağı belirtildi.CBI geçen ay bankacılık alanında yaşanan büyük krizin, İngiliz ekonomisinde yüzeysel kalacağına inanılan etkinin derinleşmesine yol açtığını bildirdi.İngiliz ekonomisinin geçen Temmuz - Eylül ayları arasında, 16 yıldır ilk kez küçüldüğüne işaret eden CBI yönetimi, bunun da İngiliz ekonomisinin resesyonun eşeğinde olduğunun göstergesi olduğuna dikkat çekti.CBI'ın Başkan yardımcısı olan John Cridland durumu değerlendirirken, yaşananların etkisiyle İngiliz ekonomisinin büyüme tahminlerini yeniden gözden geçirip, biraz düşürdüklerini ifade etti.Bu tür krizlerin doğası gereği kesin bir tahmin yapmanın imkansız olduğunu da belirten Cridland, "buradaki açık ve net olan tek şey, birkaç ay önce kısa ve yüzeysel olacağını düşündüğümüz krizin, düşündüğümüzden daha uzun ve derin olacağıdır"dedi.Bilindiği gibi İngiltere'nin yılın son çeyreğini de küçülmeyle kapatması halinde resmen resesyonda (ekonomik durgunluk) sayılması mümkün olabilecek.
ABD :
ABD'de parakende satışlar ekim ayında rekor düzeyde düştü.
Ekim ayındaki parakende satışlar, yüzde 2,8 oranında azaldı. Bu oran, Kasım 2001 yılından buyanaki en kötü oran olarak kabul ediliyor.
Perakende satışlarındaki düşüşte, tüketici harcamalarındaki azalma etkili oldu.
TÜRKİYE:
Türkiye'de Eylül 2008 dönemi itibariyle işsizlik oranı yüzde 9,8 olarak hesaplandı.
Geçen yılın aynı döneminde işsizlik oranı yüzde 9,2 düzeyinde bulunuyordu.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketinin, "Temmuz-Ağustos-Eylül" dönemini kapsayan, "Ağustos" sonuçlarına göre, bu dönemde iş gücüne katılım oranı ise yüzde 49,8 olarak hesaplandı.
İşsizlik oranı kentlerde yüzde 12, kırsal kesimde yüzde 6,3 olarak belirlendi.
2005 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Anketinin tahminleri, hareketli üçer aylık dönem ortalamaları esas alınmak kaydıyla aylık olarak yayınlanıyor.
Bu seride ilgili üç aylık dönemin ağırlıkları, dönem ortası aya ilişkin nüfus projeksiyonları esas alınarak hesaplanırken, ifade kolaylığı açısından tahminler de dönem ortası ay adıyla ifade ediliyor.
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Türkiye ile IMF arasında oldukça süratli şekilde anlaşma sağlanabileceğine emin olduğunu söyledi
Strauss-Kahn, Washington-daki G-20 zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, bir gün önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü hatırlatarak, (Türkiye ile) oldukça süratle bir anlaşmaya varmanın mümkün olabileceğine eminim ve Türkiye'deki durumun istikrara kavuşturulması için buna kesinlikle ihtiyaç var dedi.
IMF Başkanı Strauss-Kahn, buna karşılık, Türk ekonomisine gereken düzenlemelerin boyutu ve sonuçlarının yanı sıra IMF'nin finanse edebileceği program paketinin boyutu konusunda halen bazı görüş farklılıkları bulunduğunu söyledi.
Strauss-Kahn, Türkiye, büyük bir ekonomi ve büyük umutlar vadediyor. Ancak başka ülkeler gibi, finans krizinden dolayı sermaye akışının kurumasından, ortadan kalkmasından olumsuz etkilenmiş durumda. Dolayısıyla onlara (Türkiye'ye) bu kötü durumdan çıkmaları için yardım etmemiz gerekiyor. Görüştüğümüz konuların temelini bu oluşturuyor. Oldukça yakında bir sonuca ulaşmamızı bekliyorum dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan da, Çözüme, en çok yaklaştığımız noktadayız.. Buradan gelebilecek herhangi bir destek özellikle ülkemizdeki şu geçiş süreci için önemli bir argüman olur diye düşünüyorum dedi.
IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky de, Türk ekonomisinin son yıllarda önce enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlardan, yeni olarak da ihraç mallarına dışarıdan gelen talepte ortaya çıkan azalmadan etkilendiğini kaydederek, büyük umutlar vadeden Türk ekonomisinin büyük bir geleceği var. Bu geleceğin gerçekleşmesini güvenceye almamız gerekiyor diye konuştu.
Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için krediye mi ihtiyacınız var?
Konut Kredisi, Taşıt Kredisi, İhtiyaç Kredisi, Evlilik Kredisi, Eğitim Kredisi, Estetik Kredisi, Arsa Kredisi, Konut Geliştirme Kredisi, Tatil Kredisi ya da Tekne Kredisi almanın vakti geldi diyorsanız...
Tüm ihtiyaçlarınız için : www.bankredi.com
güç sizde artık!
MSN Spaces ile web günlüğünüze doğrudan e-posta gönderin. Fıkraları, fotoğrafları ve daha fazlasını karşıya yükleyin. Ücretsiz! Ücretsiz!